Zemin Güçlendirme

Coğrafi konum olarak ülkemizin %92’si özellikle kıyı bölgelerimiz deprem riski altındadır. Çok fazla gerilere gitmeden yakın tarihimizin deprem bilançosuna baktığımızda da görülecektir ki; 1952 yılından günümüze kadar Türkiye’de meydana gelen depremlerde 58.202 kişi hayatını kaybetmiş, 122.096 kişi yaralanmış ve yaklaşık 411.465 bina yıkılmış veya ağır hasar görmüştür. İnsanlığın var oluşundan bu yana depremler insanları etkileyen en önemli doğal afetlerden biri olmuştur. Hatta İlk dönemlerde insanlar depremlerin doğa üstü güçler tarafından oluşturulduğunu düşünmüş ve depremlerin nedenleri üzerinde bilimsel olmayan görüşler ileri sürmüşlerdir. Ancak 20. yüzyılda diğer bütün bilim dalları gibi deprem bilimi de büyük bir gelişim süreci yaşamıştır.

Son 50-60 yılda meydana gelen bazı büyük depremlerde oluşan yapısal hasar ile yerel zemin koşulları arasında gözlenen yakın ilişki “Geoteknik Deprem Mühendisliği” olarak tanımlanan yeni bir bilim dalının gelişmesine yol açmıştır. Bu bilim dalının ışığında gelişmiş ülkelerde genellikle risk oluşmadan önce gerekli önlemler alınır. Maalesef ülkemiz deprem kuşağında olmasına rağmen, önlem almak konusunda sınıfta kalmıştır. Halbuki, Türk mimarisinin öncü isimlerin Mimar Sinan’ın çok sayıdaki eseri incelendiğinde, Sinan’ın depreme karşı bilinen ve gereken tüm tedbirleri aldığı görülecektir. Bu tarihi sorumluluğu kendisine vazife bilen Genyap, Türkiye’nin deprem savaşını iyi yetişmiş Türk mühendisleri sayesinde kazanabileceğini bilmekte ve yatırımlarını bu doğrultuda yapmaktadır.

Artık şunu biliyoruz ki; deprem binaları mutlaka yıkar ve insanların ölümüne sebep olur diye bir kaide yoktur. Bina yapılacak zemin elverişsiz dahi olsa, önemli olan zemin koşullarının belirlenmesi ve proje safhasında gereğinin yapılmasıdır. Zemin mühendisliğinin yapacağı ilk çalışma, farklı yöntemler ile öngörülen tasarım kriterlerine ulaşmaktır. Bunu yaparken, yapı tipi ne olursa olsun üst yapının güvenli, fonksiyonel ve ekonomik olması esastır. Zayıf ve sorunlu zemin ile karşılaşıldığında uygulanabilecek birçok yöntem vardır. İnşaat alanının değiştirilmesi, zeminlerin değiştirilmesi, tasarımın zemin koşullarına uyumlu duruma getirilmesi ve zeminlerin iyileştirilmesi gibi…

Zemin iyileştirmesi, zeminlerin belirli özelliklerinin, amaçlanan bir mühendislik uygulamasına yönelik olarak, değişik fiziksel, kimyasal veya biyolojik yöntemler kullanılarak iyileştirilmesi olarak tarif edilebilir.

Zemin iyileştirmedeki amaçlar;

•   Zayıf bir zeminin taşıma kapasitesini arttırmak.

•   Geçirgenliği azaltmak.

•   Birim hacim ağırlığını arttırmak.

•   Toplam oturmayı azaltmak ve konsolidasyonu hızlandırmak.

•   Dolgu ve yarmaların stabilitesini arttırmak.

•   Zemini iksa duvarı gibi çalıştırmak.

•   İksa duvarlarını desteklemek.

•   Zeminin sıvılaşma potansiyelini azaltmak.

Genyap; geoteknik mühendisliği alanındaki uzman kadrosu ile, elverişsiz zeminleri, zemin güçlendirme (zemin iyileştirilme) yöntemini kullanarak, güvenle yaşayabileceğiniz binaların altındaki imzadır.

Genyap olarak zemin iyileştirmede temel ilkelerimiz; güçlendirmek, iyileştirmek ve tedavi etmektir.

Genyap bugüne kadar güçlü makine parkı ve alanında uzman mühendis kadrosuyla, 500 bin metrekareyi aşan iksa duvarı (derin kazı) ve 1 milyon beş yüz bin metretülden fazla zemin güçlendirme işleri yapmıştır.

Başlıca geoteknik mühendisliği hizmetlerimiz:

•   Fore Kazık

•   Mini Kazık

•   Öngermeli Ankraj

•   Jet Grout

•   Püskürtme Beton

•   Enjeksiyon

•   Aletsel Ölçüm

•   Zemin Etüdü

Güvenle yaşanılan binaların altındaki imza...

Kazandıran projelerimizle geleceğinize yatırım yapıyoruz.

Siz bizim ismimizi güven ile birleştirdiniz, biz de güveninizi kazanca dönüştürmeye devam edeceğiz.

Kazandıran Projeler